Cevaplandı

Türklerin ana yurtlarından göç edişlerinde coğrafi şartların ne etkileri vardır

Cevap :

6. sınıf sın bende 

ürkiye’den göçü zorunlu kılan ekonomik nedenleri bir başka yazımıza saklayarak bu yazımızda göçe neden olan diğer etmenleri irdelemeye çalışalım. Ekonomik nedenlerle göç edenler kadar çok ve yaygın olmasa da, siyasi olgu da oldukça eski bir geçmişe sahip. Başlangıçta Türkiye göç alan ve veren bir ülke konumundan zamanla sadece göç veren bir ülke konumuna gelmiştir. Özellikle; “Osmanlı imparatorluğunun çöküşü ile birlikte kaybedilen topraklardan ana yurda göç hareketi olmuştur.”(1)

Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ve ardından Lozan antlaşması ile belirlenen sınırlara göre Türk nüfusun bir kısmı Yunanistan’da kalmış ve aynı şekilde Türkiye’de kalan bazı Rumlar da bir savaşın ardından kendilerini güvende duyumsamadıkları için Yunanistan’a göçmek istemişlerdir. Bu çok az sayıda gönüllü göç etmek isteyenlerden başka Nüfus değişimi antlaşması çerçevesinde Yunanistan’daki Türkler, Türkiye’ye ve Türkiye’deki Rumlarda istemeseler de Yunanistan’a gönderilmiştir. Belki de bu Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk göç hareketidir. Bu hükümetler arasında varılan anlaşma ile insanlar onlarca, yüzlerce yıl yaşadıkları yurtlarından zorla kopartılmış ve büyük dramların yaşanmasına neden olunmuştur.(2)

Yukarıda da belirttiğimiz gibi; 1960’lı yıllara kadar Türkiye göç veren ülke olduğu gibi göç alan ülke de olmuştur. Balkanlardan çoğu Müslüman kökenli olan çok sayıda göç kabul etmiştir. Balkanlardan gelen göç dalgası Türkler, Boşnaklar, Arnavutlar. Kafkasya’dan Azeriler, Çeçenler, Kırımdan Tatarlar ve Musul, Kerkük’ten Türkmenlerdir. Birinci Dünya Savaşı ve ardından Osmanlı İmparatorluğunu tarih sahnesinden silinmesi Balkanlarda ve Kafkasya’da oluşan yeni ulusal devletler ve bu devletlerin sınırları içinde kalan Müslümanların Türkiye’ye göçünün asıl nedeni olmuştur. 

Azınlıkların Göçü
Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında ulusal bir devlet kurma çabaları, aşırı milliyetçiliği körüklemiş ve yaşanan mali sorunlar aşırılıklara varan uygulamaları gündeme getirmiştir. “1938-1940 yıllarında azınlıkları terörize eden "Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları���(3) gibi uygulamalarla halkın da gayrimüslimlere tepkilerinin oluşmasına neden olunmuştur. Bu ve buna benzer olaylardan dolayı kısmi göçler de yaşanmıştır. Bu kısmi göçlerden başka toplu göçlerde yaşanmıştır. 

“1932'de çıkan bir kanunla, emek - yoğun bazı işlerde sadece Türk olanların çalışması kararı alındı. Bu işler amelelik, kapıcılık, garsonluk, hademelik türünden işlerdi. Kentlere göçü hızlandıracak ve burjuvaziye ucuz işgücü sağlayacak bu karar nedeniyle 35 bin Rum Türkiye'yi terk etti.”(4)

İlk göç hareketleri ve Türkiye’den ilk göç yollarına çıkanlar Azınlıklar ve gayrimüslimlerdir. 

ürkiye’den göçü zorunlu kılan ekonomik nedenleri bir başka yazımıza saklayarak bu yazımızda göçe neden olan diğer etmenleri irdelemeye çalışalım. Ekonomik nedenlerle göç edenler kadar çok ve yaygın olmasa da, siyasi olgu da oldukça eski bir geçmişe sahip. Başlangıçta Türkiye göç alan ve veren bir ülke konumundan zamanla sadece göç veren bir ülke konumuna gelmiştir. Özellikle; “Osmanlı imparatorluğunun çöküşü ile birlikte kaybedilen topraklardan ana yurda göç hareketi olmuştur.”(1)

Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ve ardından Lozan antlaşması ile belirlenen sınırlara göre Türk nüfusun bir kısmı Yunanistan’da kalmış ve aynı şekilde Türkiye’de kalan bazı Rumlar da bir savaşın ardından kendilerini güvende duyumsamadıkları için Yunanistan’a göçmek istemişlerdir. Bu çok az sayıda gönüllü göç etmek isteyenlerden başka Nüfus değişimi antlaşması çerçevesinde Yunanistan’daki Türkler, Türkiye’ye ve Türkiye’deki Rumlarda istemeseler de Yunanistan’a gönderilmiştir. Belki de bu Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk göç hareketidir. Bu hükümetler arasında varılan anlaşma ile insanlar onlarca, yüzlerce yıl yaşadıkları yurtlarından zorla kopartılmış ve büyük dramların yaşanmasına neden olunmuştur.(2)

Yukarıda da belirttiğimiz gibi; 1960’lı yıllara kadar Türkiye göç veren ülke olduğu gibi göç alan ülke de olmuştur. Balkanlardan çoğu Müslüman kökenli olan çok sayıda göç kabul etmiştir. Balkanlardan gelen göç dalgası Türkler, Boşnaklar, Arnavutlar. Kafkasya’dan Azeriler, Çeçenler, Kırımdan Tatarlar ve Musul, Kerkük’ten Türkmenlerdir. Birinci Dünya Savaşı ve ardından Osmanlı İmparatorluğunu tarih sahnesinden silinmesi Balkanlarda ve Kafkasya’da oluşan yeni ulusal devletler ve bu devletlerin sınırları içinde kalan Müslümanların Türkiye’ye göçünün asıl nedeni olmuştur. 

Azınlıkların Göçü
Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında ulusal bir devlet kurma çabaları, aşırı milliyetçiliği körüklemiş ve yaşanan mali sorunlar aşırılıklara varan uygulamaları gündeme getirmiştir. “1938-1940 yıllarında azınlıkları terörize eden "Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları”(3) gibi uygulamalarla halkın da gayrimüslimlere tepkilerinin oluşmasına neden olunmuştur. Bu ve buna benzer olaylardan dolayı kısmi göçler de yaşanmıştır. Bu kısmi göçlerden başka toplu göçlerde yaşanmıştır. 

“1932'de çıkan bir kanunla, emek - yoğun bazı işlerde sadece Türk olanların çalışması kararı alındı. Bu işler amelelik, kapıcılık, garsonluk, hademelik türünden işlerdi. Kentlere göçü hızlandıracak ve burjuvaziye ucuz işgücü sağlayacak bu karar nedeniyle 35 bin Rum Türkiye'yi terk etti.”(4)

İlk göç hareketleri ve Türkiye’den ilk göç yollarına çıkanlar Azınlıklar ve gayrimüslimlerdir