hz. muhhamet ailesine ve diğer insanlara danışır ve görüşlerine değer verirdi bunula ilgili perormans yapıcam acill konu !!

Cevap :

ANLATIM   

Peygamberimiz, eşleri (*) ve çocukları ile istişâre etmiştir. Kaynaklarımızda bu konuyla ilgili bol miktarda bilgi bulunmaktadır. Ayrıca zaman zaman hanımlarının itirazlarına ve isteklerine maruz kalmıştır. Şayet hep emredici olsaydı, hanımlarına birşey danışmasaydı ve sormasaydı herhangi bir itirazla karşılaşmazdı.

Peygamberimiz, ilk vahiy aldığı zaman, içinde bulunduğu sıkıntılı durumu hanımı ile istişâre etmiştir. Hz. Hatice de hem kendisini teselli etmiş ve hem de onu meseleye kesin çözüm bulacak ve doğru teşhis koyacak bir kişiye, Varaka b. Nevfel'e götürmüştür. Bu olay Hz. Hatice'nin dirayetini, soğukkanlılığını ve isabetli karar verme yeteneğini mükemmel bir şekilde ortaya koymaktadır.

Konumuzla ilgili bir başka örnek şöyledir:

Hz. Peygamber Hudeybiye seferinde barış antlaşmasından sonra sahâbîlere kurbanlarını kesmelerini ve tıraş olmalarını emreder. Sahâbîler antlaşmanın şartlarını Müslümanların aleyhine buldukları için isteksiz davranırlar; hiçbiri kalkıp da bu emri yerine getirmez, o emir verdikçe yüzüne bakarlar. Buna çok üzülen ve hatta kızan Hz. Peygamber hanımı Ümmü Seleme'nin çadırına girerek durumu ona anlatır. Ümmü Seleme şunları söyler:

"-Ey Allah'ın Elçisi! Sen çıkıp kurbanını kes, başını tıraş et. Onların hepsi sana uyacaktır." Peygamberimiz Ümmü Seleme'nin tavsiyesini yerine getirir. Sahabe de duyguları ile hareket etmeyi bırakır ve ona uyar.

Hz. Muhammed (s), ailenin tüm bireyleriyle konuşur, onların düşüncelerini alırdı. Aileyi ilgilendiren herhangi bir konuda tek başına karar vermezdi. Örneğin kızlarını evlendirirken onların düşüncelerini sormuş ve istekleri doğrultusunda hareket etmiştir.

(*) Peygamberimiz, kendi toplumunda normal sayılan çok eşlilik adetine uymuştur. Bunun çeşitli nedenlerinden en önemlisi şudur: Çok eşlilik siyasi bir güç olarak kabul ediliyor; kabileler evlilikler yoluyla diğer kabileleri kendi yanlarına çekiyorlar, böylece güçlerini ve etki alanlarını arttırıyorlardı.                                                                                                                                        dinibil.com dan da bakabilirsin

ANLATIM   

Peygamberimiz, eşleri (*) ve çocukları ile istişâre etmiştir. Kaynaklarımızda bu konuyla ilgili bol miktarda bilgi bulunmaktadır. Ayrıca zaman zaman hanımlarının itirazlarına ve isteklerine maruz kalmıştır. Şayet hep emredici olsaydı, hanımlarına birşey danışmasaydı ve sormasaydı herhangi bir itirazla karşılaşmazdı.

Peygamberimiz, ilk vahiy aldığı zaman, içinde bulunduğu sıkıntılı durumu hanımı ile istişâre etmiştir. Hz. Hatice de hem kendisini teselli etmiş ve hem de onu meseleye kesin çözüm bulacak ve doğru teşhis koyacak bir kişiye, Varaka b. Nevfel'e götürmüştür. Bu olay Hz. Hatice'nin dirayetini, soğukkanlılığını ve isabetli karar verme yeteneğini mükemmel bir şekilde ortaya koymaktadır.

Konumuzla ilgili bir başka örnek şöyledir:

Hz. Peygamber Hudeybiye seferinde barış antlaşmasından sonra sahâbîlere kurbanlarını kesmelerini ve tıraş olmalarını emreder. Sahâbîler antlaşmanın şartlarını Müslümanların aleyhine buldukları için isteksiz davranırlar; hiçbiri kalkıp da bu emri yerine getirmez, o emir verdikçe yüzüne bakarlar. Buna çok üzülen ve hatta kızan Hz. Peygamber hanımı Ümmü Seleme'nin çadırına girerek durumu ona anlatır. Ümmü Seleme şunları söyler:

"-Ey Allah'ın Elçisi! Sen çıkıp kurbanını kes, başını tıraş et. Onların hepsi sana uyacaktır." Peygamberimiz Ümmü Seleme'nin tavsiyesini yerine getirir. Sahabe de duyguları ile hareket etmeyi bırakır ve ona uyar.

Hz. Muhammed (s), ailenin tüm bireyleriyle konuşur, onların düşüncelerini alırdı. Aileyi ilgilendiren herhangi bir konuda tek başına karar vermezdi. Örneğin kızlarını evlendirirken onların düşüncelerini sormuş ve istekleri doğrultusunda hareket etmiştir.

(*) Peygamberimiz, kendi toplumunda normal sayılan çok eşlilik adetine uymuştur. Bunun çeşitli nedenlerinden en önemlisi şudur: Çok eşlilik siyasi bir güç olarak kabul ediliyor; kabileler evlilikler yoluyla diğer kabileleri kendi yanlarına çekiyorlar, böylece güçlerini ve etki alanlarını arttırıyorlardı.