Cevap :
Hoşgörü genelde kusurlara göz yummak ve aldırmamak demektir. İslâm,
prensip olarak affı, sevgiyi, hoşgörüyü ve uzlaşmayı tercih etmiştir.
Müslümanın kendisi, ailesi ve çevresiyle uyumlu olması esastır.
Hoşgörü, insanın kendisine ya da başka türlü yapılan hataları bir müddet görmezden gelmesidir. Bu görmezden gelme durumu sadece hoşgörü olduğu için gerçekleşmez fiziksel olarak zayıf olduğunuz bir insana hoşgörü değilde korktuğumuzdan tepki göstermeyebiliriz. Ya da yapılan hata sürekli tekrarlanır ve hala taviz veriyorsak buda hoşgörü sayılmaz.Hoşgörü, müsamaha, tahammül, katlanma, görmezden gelme veya göz yumma, başkalarını eylem ve yargılarında serbest bırakma, kendi görüşümüze ve çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere sabırla, hem de yan tutmadan katlanma demektir. İzin verme, aldırmama, iyi karşılama anlamlarına da gelir.
Sosyal ilişkilerde bir tarafın, bazen farkında olmadan, kasıtlı olmayarak, bazen de kasıtla diğer tarafa (maddi/manevi) zarar verebilecek bir sahne yaratması durumunda, diğer tarafın bunu görmezden gelerek veya cevabınından vazgeçerek ödün vermek tahammülünü (erdem) gösterebilmesidir.Tasavvuf'ta Mevlana hoşgörü'ye en güzel örnektir.Mevlana gibi kişiler, Yunus Emre gibi kişiler insanları hoşgörüye davet etmişler ve Anadolu'yu bir hoşgörü merkexi haline getirmişlerdir.Hoşgörülü olmak insanlarla ilişki kurmanın en iyi yoludur. Hoşgörü, özünde kendini bilmektir.Hoşgörü insanın özüdür.
Hoşgörü, insanın kendisine ya da başka türlü yapılan hataları bir müddet görmezden gelmesidir. Bu görmezden gelme durumu sadece hoşgörü olduğu için gerçekleşmez fiziksel olarak zayıf olduğunuz bir insana hoşgörü değilde korktuğumuzdan tepki göstermeyebiliriz. Ya da yapılan hata sürekli tekrarlanır ve hala taviz veriyorsak buda hoşgörü sayılmaz.Hoşgörü, müsamaha, tahammül, katlanma, görmezden gelme veya göz yumma, başkalarını eylem ve yargılarında serbest bırakma, kendi görüşümüze ve çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere sabırla, hem de yan tutmadan katlanma demektir. İzin verme, aldırmama, iyi karşılama anlamlarına da gelir.
Sosyal ilişkilerde bir tarafın, bazen farkında olmadan, kasıtlı olmayarak, bazen de kasıtla diğer tarafa (maddi/manevi) zarar verebilecek bir sahne yaratması durumunda, diğer tarafın bunu görmezden gelerek veya cevabınından vazgeçerek ödün vermek tahammülünü (erdem) gösterebilmesidir.Tasavvuf'ta Mevlana hoşgörü'ye en güzel örnektir.Mevlana gibi kişiler, Yunus Emre gibi kişiler insanları hoşgörüye davet etmişler ve Anadolu'yu bir hoşgörü merkexi haline getirmişlerdir.Hoşgörülü olmak insanlarla ilişki kurmanın en iyi yoludur. Hoşgörü, özünde kendini bilmektir.Hoşgörü insanın özüdür.