Cevaplandı

Çok okuyan biliri savunucam münazara var yenmem için yardım edermisiniz. Not: Çok okuyan biliri savunan yazılar yazın.

Cevap :

tezinle ilgili yardım ecek yorumlar

toplumdaki yaygın kanının aksine ben çok okuyan bilir şeklinde görüş beyan etmek istiyorumAnsiklopediyi açıp bir anda dünyanın öbür ucundaki bilgilere bile ulaşabilirim,işte bu yüzden diyorum ki insan ne kadar gezerse gezsin okumakla edindiği bilgileri edinemez,buna ömrü yetmez kiBence bu konu sadece edindiğimiz bilgilerin akılda kalıp kalmamasıyla ilgiligezen kişi bidaha gördüğünü unutmaz ama okuyan çabuk unutabilir,tabi bu da kişinin hafızasına bağlı bir mesele

çok okuyan bilir çünkü insan hayatının ancak 50 yılını gezerek gecirebilir ve bu işin maliyeti yüksek olduğu için bunu ne kadar yapabilir bilemem ayrıca gezdiğimiz yeri kayıt altına alma zorunlulumuz var yoksa akıl kağıt degilidr gezi yerinide birgün unutabliriz ama biz okursak kısa zamanda cook bilgiye sahip olabiliriz ve bunlar silinecek degilidir yani kitaptan silinmez, untursak bile yine açıp okuyabiliriz diye düşünüyorum saygılarımla

Sorunun asıl cevabı "Bilmek'ten" ne anladığımıza bağlı Teorik bilgileri sadece ve sadece okumakla elde edebiliriz; pratik bilgileri ise yaşıyarak ve görerek Birisinde mantık ve düşünce neticesinde beynimize işlediğimiz, beynimize yer eden bilgiler, diğerinde duyularımızla elde ettiğimiz, duyularımız vasıtasıyla beynimize işlenen bilgiler, tecrübeler 

Güneşin yaktığını ve bu yakma neticesinde duyulan acıları ve bu acıların niteliğini ancak canı güneşte yanan bilir Güneşin neden yaktığını, güneşten yanan yerimizin neden acıdığını ise okuyan ve bu türden olaylarla teorik olarak uğraşan bilir Birisi dışarıda gezerek,güneş altında kalarak, diğeri masa başında oturup okuyarak veya deneme yaparak Bisikletin iki teker üzerinde düşmeden nasıl hareket ettiğini fizikçi bilir; bisiklete nasıl binileceğini, bisiklete binen çocuk 

Baştaki soruya dönersek: çok gezen ve çok gören çok bilir; çok okuyan ve okudukları üzerinde kafa yoran da çok bilir Ama bu türden bilme tek yanlıdır, eksik bir yanı vardır 

Bence önemli olan "En çok bilme" değil "iyi bilmedir", iyi bilmeyi de teoriyi ve pratiği birleştirerek elde edebiliriz Peki sırf teori ile veya sırf pratik ile başarıya ulaşlımaz mı? 'Ulaşılır' en üst kariyer basamağına bile çıkılır, ama buna rağmen bir eksik vardır, benim düşünceme göre 

Not: Düşünce bilme değildir

okuduğunu yaşayan  yaşadığını hisseden bilir yaşamak ve hissetmek algılamadığımız unsurlar ister görsel ister düşünsel olsun bu algıladıklarımız nispeten bizde eğer bir heyecan bir şevk bir fikir oluşturuyorsa öğreniyoruz demektir herkes aynı şeyi algılamaz ve hissetmez bu yüzden gezen mi yoksa okuyan mı sorusu sık sorulan bir sorudur saygılar

ÖNCE OKUMAK SONRA GEZMEK

Bence çok okuyan bilir
Okumadan gezen, gezeceği yeri nereden bilir?,
Yalnız neyi hangi kaynaktan okuduğunuz çok önemlidir 
Gezen insan nereleri gezer? 
Seyahat esnasında ne kadar zamana ihtiyacı vardır? Gezdiği yerler hakkında enformasyon açısından okumadan ne kadar derinleşebilir? 
Okuyan bir insan neleri okur? 
Okuduklarının hayata olan etkisi ne kadar güçlüdür? 
Okuma esnasında ne kadar zamana ihtiyacı vardır?

1-Okuyan insan, gezen insana göre bilgi sahibi olma konusunda zamanı daha ekonomik kullanabilme imkanına sahiptirÖrneğin bir kitaplıkta pek çok konuda kaynağa aynı anda zaman kaybetmeden sadece elinizi uzatarak ulaşabilirsiniz
2-Doğru kaynakları okuyorsa, bilgi sahibi olmada gezen insana kıyasla daha fazla derinleşir
3-Gezmek, gezdiğin yer hakkında okuma yapmadan gerçek amacına ulaşamazGezmek, okuma eylemini tamamlayıcı nitelikte olduğu zaman ciddi bir anlam kazanır
4-Hayattaki her konuyu gezerek nasıl öğrenebilirsiniz?Örneğin; Hukuk, psikoloji ,matematik , din ,edebiyat , tıp ve benzeri bilim dallarını her yönü ile ve detaylı bir şekilde gezerek nasıl öğrenebilirsiniz?

Bugünlerde biri "bilgelik"ten söz edince insan korkuyor! Bahis ne kadar eskiye giderse, o kadar yarı tanrısal imajlar beliriyor zihnimizde. Yazılmış ne varsa yalayıp yutmuş ak sakallı yaşlı erkekler... Ne kadar demode! Bu yorumu ayıplayamayın; birine ne kadar "bilge" olduğunu söyleyin, sonra da yüzünün tedirginlikle buruşmasını izleyin. "Dalga mı geçiyorsun yoksa beni eski kafalı mı buluyorsun" der gibi bir ifade göreceksiniz. Küçümseyenler de çıkabilir. "Ortalıkta kaç kitap vardı ki o dönemlerde. Gelsin o bilgeler şimdi her şeyi okusun da görelim" diyecekler...
Mümkün değil tabii! 20'nci yüzyıla kadar üretilmiş tüm bilginin kantarda ancak The New York Times'ın bir pazar nüshası kadar çektiği yollu geyik muhabbetini de duymuşsunuzdur. Bu tür şeyleri tartmak zor. Ama şu bakımdan doğru: Artık ne çok okuyan ne de çok gezen bilir. En bilgelerimiz, bilgi birikimi en yüksek olanlar değil enformasyon bombardımanı altında aradığını en kolay bulanlarımızdır.