Cevap :

Alkoller önemli bir kimyasal madde gurubunu oluşturur. Alkol tanımı doğrudan etil alkolü (etanol) ifade etmektedir.Etil alkol sarhoşluk veren içki çeşidi olarak kullanılır. Dünya alkol üretiminin üçte ikisi içki olarak tüketilirken, ancak üçte biri endüstri alanında kullanılmaktadır.

Ülkemizde alkollü içki tüketimi 1994 yılında 900 milyon litre iken, 1995 yılında 1 milyar 200 litre, 1996 yılında ise 1,5 milyar litre olarak tespit edilmiştir. Türkiye nüfusunun 65 milyonu aştığı biliniyor. En son elde edilen Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre 4 milyon 500 bini alkolik olmak üzere 17 milyon alkol kullanan insan mevcuttur. Dünya alkol tüketimi sıralamasında 3. sıradayız. Bu sonuçlar, sosyal ve sağlık açısından geleceğimizin önemli bir tehdit altında olduğunu göstermektedir.

Ülkemizde kişi başına düşen alkollü içki miktarı 15 litredir. Bu değer 1970 yılında 1 litre, 1992 yılında 10 litre idi. Türkiye’de alkol tüketiminin en fazla olduğu yaş grubu genç kuşak olup, ardından  çocuklar, daha sonra ise orta ve yaşlı kuşak (50 + ötesi) gelmektedir.

Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, sosyo-ekonomik ve kültürel düzey arttıkça alkol kullanım oranı artmaktadır. Yine erkek öğrencilerde alkollü içki kullanımı, kız öğrencilere göre oldukça yüksektir. Bu sonuç da, insanımızın çok acil bir eğitim yanlışı içinde olduğunu gösteriyor.

Dünya sağlık örgütünün (WHO), ülkemizin de içinde olduğu 30 ülkeyi kapsayan araştırma raporunun sonuçları oldukça çarpıcıdır. Buna göre; cinayetlerin %85’i, ırza tecavüzlerin %50’si, şiddet olaylarının %50’si, trafik kazalarının %60’ı, eşlerini dövenlerin %70’i, İşe gitmeyenlerin %60’ı bu suçlarını alkollü iken işlemektedir. Akıl hastanelerinde yatanların %40 ile 50’sinde,  genel tutuklamaların %50’sinde alkol alımı temel sebeptir. İntihar olaylarında da alkolün etkisi içmeyenlere oranla 58 kat daha fazladır.

Amerika’da yaklaşık 10-15 milyon alkol bağımlısı olup,  yıllık 100 bin ölüm vakasının sebebi alkol tüketimine bağlanmaktadır.

Alkol kullanan kadın ve erkekler, doğacak yeni nesillere çok büyük zararlar vermektedirler.

İçki olarak kullanılmasa da, ülkemizde başta sahte rakı üretimi olmak üzere, etil alkol yerine tağşiş amacıyla kullanılanmetil alkol, sakatlık, körlük ve ölüme varan vukuata sebep olabilmektedir. Her yıl yeni olaylarla karşılaşılmaktadır.  Daha önce yapılan çalışmalarda İstanbul’da 1990-1994 yıllarını kapsayan 5 yıllık sürede toplam 47 adet metil alkol entoksikasyonu sonucu ölüm saptanmış, 1992-1997 arasında 124 vaka, 1994 1998 arasında  artarak 205 vaka bildirilmiştir. Edirne’den yapılan bir çalışmada ise 8 yıllık dönemde 13 vaka tespit edilmiştir.

Bu olgular, alkollü içkiler ile gıda maddelerinin alkol muhtevasının geleceğimiz açısından büyük önem arz ettiğinin önemli göstergeleridir.

 

ALKOL VE ÖNEMLİ ALKOLLER

 

Alkol Kimyası

Bir hidrokarbondaki hidrojen atomlarından bir ya da daha fazlasının yerini hidroksil grubunun (—OH) alması sonucu alkol oluşur.  Mesela, etan (C2H6), bu yolla etanol (C2H5OH) haline gelir. Bunların isimlendirilmesinde metan, etan, propan ve bütan, gibi hidrokarbonlardan oluşan alkoller, benzer biçimde metanol, etanol propanol ve bütanolşeklinde adlandırılır.

Alkoller organik kimyanın önemli bileşik gruplarından birini teşkil eder. Geniş bir sınıflandırılma ağına sahiptir. Önce “alifatik ve aromatik” olarak iki guruba ayrılır. Alifatik grup “mono ve poli alkoller” olarak ikiye ayrılır, bunlar da “primer, sekonder ve tersiyer” diye alt sınıflandırmaya tabi tutulur. Yapı bakımından, uçucu sıvılardan yapışkan katılara kadar çeşitli biçimlerde bulunabilirler.
Mono alkollerden (R-OH) primer alkoller, metabolik süreçte oksitlenerek aldehitlere, bunlar da oksitlenerekkarboksilli organik asitlere kadar yükseltgenir. Sekonder alkoller ise ancak ketonlara yükseltgenir. İndirgenme reaksiyonları ile bu süreç geriye doğru işleyebilir.

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. Senai Aksoy, erkeklerin yoğun sigara kullanımının sigara kullanmayan eşini pasif içici yaptıkları için, nikotin solumasına ve üreme sağlığında bozulmalara sebep olduğunu söylüyor. Aksoy, sigara içimi ile alınan nikotinin yumurtalıklardaki hücreleri etkileyerek, kadının yumurtasının genetik anomalilere daha fazla eğilimli olmasına sebebiyet verdiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “Nikotin, menopozun beklenenden erken gelmesine neden olan bir zehirdir. Menopoz öncesinde de sigara içen kadınların yumurtalıkları, sağlıklı yumurtalar üretmeye direnç gösterir hale gelir ve araştırmaların da gösterdiği gibi, sigara kullanımı doğal yollarla gebe kalmayı zorlaştırırken, düşükleri hızlandırır. Günde 1 veya 2 paket gibi yoğun sigara içen erkeklerin, spermlerinde daha fazla olarak şekil ve hareket bozukluklarına ve anomalilere rastlanmaktadır. Bu da erkek kısırlığına sebep olabilir