Cevap :
çevre bizim en değerli hazinemizdir gün geçtikçe teknoloji ilerlemektedir tabi yanında zararlaı ve faydaları ile etki etmektedir örneğin ağaçları kesiolar yavaş yavaş ormanlar bitio ormanlar bitince içinde yaşayan hayvanlarda gidio doğa bir zincirdir zincirden bir halkası giderse hepsi gider sonra o fabrika atıklarına ne demeli kaç canlı öldü suyun içinde olan gene bize oluyor susuz bi hayat düşünün düşünemessiniz çünkü susuz bi hayat olamz.
TDK sözlüğünde bilim şu şekilde açıklanıyor:
Bilim “Evrenin ya da olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi”
“Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi”
“Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir ereğe yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci”
Bilim ile uğraşan bir kişinin bu tanımları yeterli bulmayacağını söylemeye gerek yoktur Bu nedenle, bilimin eksiksiz bir tanımını yapmaya kalkışmak yerine, onu açıklamaya çalışmak daha doğru olacaktır
İnsan doğaya egemen olmak ister!
Derler ki insanoğlu var oluşundan beri doğayı bilmek, doğaya egemen olmak istemiştir Bu nedenle, insan var oluşundan beri doğayla savaşmaktadır Son zamanlarda, bu görüşün tersi ortaya atılmıştır: İnsan doğayla barış içinde yaşama çabası içindedir Bence bu iki görüş birbirlerine denktir Bazı politikacıların dediği gibi, sürekli barış için, sürekli savaşa hazır olmak gerekir
Gök gürlemesi, şimşek çakması, ayın ya da güneşin tutulması, hastalıklar, afetler, vb doğa olayları bazen onun merakını çekmiş, bazen onu korkutmuştur
Öte yandan, bu olgu, insanı, doğadan korkusunu yenmeye ve merakını gidermeye zorlamıştır Korkuyu yenebilmenin ya da merakı gidermenin tek yolunun, onu yaratan doğa olayını bilmek ve ona egemen olmak olduğunu, insan, önünde sonunda anlamıştır Peki, insanoğlunun doğayla giriştiği amansız savaşın tek nedeni bu mudur? Başka bir deyişle, bilimi yaratan güdü, insanoğlunun gereksinimleri midir?
Elbette korku ve merakın yanında başka nedenler de vardır İnsanın (toplumun) egemen olma isteği, beğenilme isteği, daha rahat yaşama isteği, üstün olma isteği vb nedenler bilgi üretimini sağlayan başka etmenler arasında sayılabilir İnsanın korkusu, merakı ve istekleri hiç bitmeden sürüp gidecektir Öyleyse, insanın doğayla savaşı (barışma çabası) ve dolayısıyla bilgi üretimi de durmaksızın sürecektir