Cevap :
Kader is shorter than her son. --> Kader oğlundan daha kısa.
My suitcase is heavier than your suitcase. --> Benim bavulum seninkinden daha ağır.
Wool is warmer than cotton. --> Yün pamuktan daha sıcak.
Plane is faster than bus. --> Uçak otobüsten daha hızlı.
Hidayet is taller than İbrahim. --> Hidayet, İbrahim'den daha uzun.
Our grandfather is older than my mother. --> Büyükbabam annemden daha yaşlı.
Ships are slower than submarines. --> Gemiler, denizlatılardan daha yavaş.
Kızılırmak is longer than Çoruh River. --> Kızılırmak, Çoruh nehrinden daha uzun.
The Pacific Ocean is broader than the Mediterranean. --> Pasifik Okyanusu, Akdeniz'den daha geniş. bunlar comparative
SUPERLATIVE
I spend the least time by watching TV among my friends. --> Arkadaşlarımın arasında televizyon seyrederek en az zamanı ben harcarım.
My mother reads the fewest books in the family. --> Ailede en az kitabı annem okur.
The camel drinks the most water in the zoo. --> Hayvanat bahçesinde en fazla suyu deve içer.
That man is the fattest man I have ever seen. --> Şu adam şimdiye kadar gördüğüm en şişman adam.
This is the cheapest raincoat in the shop. --> Bu, dükkandaki en ucuz yağmurluk.
The red armchair is the most comfortable piece of furniture in the room. --> Kırmızı koltuk odadaki en rahat mobilya.
The story on newspaper is the most unbelievable one I've ever heard. --> Gazeteki hikaye şimdiye kadar duyduklarımın en inanılmaz olanı.
He had the most exact memory I have ever seen. --> O, şimdiye kadar gördüğüm en keskin hafızaya sahipti.
The old poor man has the hollowest cheeks I've ever seen. --> Fakir, yaşlı adam hayatımda gördüğüm en çökük yanaklara sahip.
The apricot tree is the gentlest tree in my garden. --> Kayısı ağacı bahçemdeki en narin ağaç. bunlarda super lative