Cevap :
Kimyasal değişmelerde bir madde başka bir madde haline dönüşür. Olaya giren moleküllerin içindeki atomlar bu moleküllerden kopar ve yeni moleküller meydana getirmek için yeniden tertiplenir.
Kimyada ilk defa teraziyi kullanan Fransız bilgin Lavoisier 1785′te yaptığı denemeler sonunda reaksiyona giren maddelerin ağırlığının reaksiyondan çıkan maddelerinkine eşit olduğunu göstermiştir. Örneğin sabit
oranlar kanununa uygun olarak 1 gram demirle (Fe) 1,74 gram kükürdü (S) bir kapta ısıtırsak reaksiyon sonunda 2,74 gram demir sülfür (FeS) meydana geldiğini görürüz.
Kimyasal olaylara giren maddelerin ağırlıkları toplamı olayda elde edilen maddelerin ağırlıkları toplamına eşittir. Başka bir deyişle bir kimyasal reaksiyona katılan maddelerin kütleleri toplamı değişmez. Buna kütlenin korunumu kanunu denir.
Kütlenin korunumu yasası, zaman zaman Lomonosov-Lavoisier kanunu olarak da adlandırılan, kapalı bir sistemde var olan çevrimler ve işlemler ne olursa olsun, kütlenin sabit kalacağını belirten kanundur. Denk bir ifadeyle açıklamak gerekirse kütlenin durumu yeniden düzenlenebilir fakat kütle yaratılamaz veya yok edilemez. Böylece, kapalı bir sistem dahilindeki her türlü kimyasal tepkime ve proseste tepkenlerin (yani reaktantların) kütlesi, ürünlerin kütlesine eşit olmalıdır.