Ilknurece
Cevaplandı

bana bir kitabın özetini yazarmısınız yada kopyalar mısıız ben güzel bulamıyorum kısa olsun

Cevap :

Halit Ziya Uşaklıgil'in yazdığı "Kadın Pençesi" roman ve kitap özeti.

 KİTABIN KONUSU:
Hikayeciliğimizin kurucularından da sayılan Halit Ziya Uşaklıgil’in bu eseri altı hikayeden oluşmaktadır. Bu hikayelerinin çoğunda ezilmiş, ıstırap çekmiş, elinden imkanları alınmış insanların hayatlarını anlatıyor.Ya da kaderine boyun eğen insanların hayatlarını ele alıyor. Bu insanların dertlerini, yaşama biçimlerini, tevekküllerini, imkansızlıklarını gerçekçi bir gözle ele alıyor.

KİTABIN ÖZETİ:
“Kadın Pençesi” adlı hikayede, bahtıkara olarak nitelendirebileceğimiz bir karakter var. Bu şahıs görünüş itibariyle donuk, içekapalı, gözlerine bakıldığında pek bir zeka ışıltısı görülmeyen birisidir. Ama bu şahıs aslında sahip olduğu ruhunun güzelliğini, iyiliğini bir ayıp gibi gizler. Onun, kendisinin hiç sevilmediği ve sevilemeyeceği kanaatinin acısını çıkarmak istercesine hayatı, dünyayı, bütün insanları ve onların arasında özellikle kadınları sevmek konusunda çok bol bir açığı vardır.

Bu adamın bir türlü tatmin edilemeyen sevmek ihtiyaçları birike birike bir gün birden bire taşar ve hep birden kümelenerek bir genç kızın üzerinde toplanıverir. Bu olayı bir evlenme takip eder. Bu evlenme olayı çabuk verilmiş bir karar ve büyük bir hatadır. Bu kız çok güzeldir, fakat gerek yetiştirilme tarzı gerekse kişilik özellikleri bakımından olumsuz özellikler taşımaktadır.

Çok geçmeden bu evlilik ayrılık ile sonuçlanır. Bu ayrılıktan sonra kadın artık bir bar kadını olur. Her gece deliler gibi eğlenir, içer ve her defasında bir başka erkeğin kolları arasında orayı terkeder olur. Adam da kadın neredeyse oraya gider, bir kenarda, bir masanın başında ara vermeden içer, onu izler.
Hikayenin son olayında yine bir gece adam oturmuş kadını izlemektedir. Bu defasında hikayeyi anlatan baş karakter de gider, adamın masasına oturur. Derken kadın bir genç delikanlının kollarında görünür. Tam dudakları birleşmek üzeredir ki, bu sahneyi gören zavallı adam içki şişesini tuttuğu gibi masada parçalar. Elinden kan sızmaya başlar. Kadın bu manzarayı görünce hemen adamın yanına gelir ve onun elini sarar, elleriyle onun başını okşar. 
Hikayeyi anlatan kişi bu mutsuz erkek başını o kadın pençesinin altında bırakarak, yüreğinde burkulan bir düğümle orayı terkeder.

KİTABIN ANA FİKRİ:
Bu hikayenin vermek istediği ana fikir; evlenmek için erken karar vermenin ne kadar zararlı olduğu konusundadır. Hikayede görülen bu zavallı adam gibi sevgiye muhtaç insanlar, bu tuzağa daha kolay düşer. Eğer bir şahıs “ben hiç yaşamadım ki” diyebiliyorsa, kadın pençesinin kurbanı olması çok büyük bir olasılıktır.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Bu eserin bir hikaye olmasındandır ki, olayların çok çabuk geliştiğini, okuduğumuz bir sayfada yılların anlatıldığını görüyoruz. Şahıslar hakkında az ama öz bilgiler mevcut. Sadece hikayenin gelişimini, geçen olaylara karşı sahip olmamız gereken yorumu yapmamızı sağlamak için gerekli bilgiler verilmiş. Yine de olaylar ve şahıslar tamamen gerçekçi.

KİTABIN ADI : İNCİ
KİTABIN YAZARI : John STEINBECK
YAYIN EVİ VE ADRESİ : Remzi Kitap Evi
BASIM YILI : 1984

KİTABIN KONUSU

Yoksul bir denizcinin bebeğini bir akrebin sokması ve ardından büyük bir inci bulmasıyla gelişen olaylar.

KİTABIN ÖZETİ

Kino;Salinas’ta, deniz kıyısında, saz evlerde yaşayan yoksul denizcilerden biridir. Evleneli çok olmamıştır. İlk çocukları maalesef tedavi edemedikleri bir hastalıktan dolayı ölür. Artık umutları ikinci çocukları olmuştur. Bir sabah bebeği bir akrep sokar. Kino hızla davranır ve akrebi öldürür. O ve eşi bebeği alır ve şehirdeki doktora götürürler. Doktor zengin ve acımasız bir insandır ve paraları olmadığını bildiği için çifti başından savar.

 

Eve döndükten sonra Kino, bambudan yapılmış kayığını alır ve inci avına çıkar. Kıyıdan açıldıktan sonra dalar ve dipten o güne kadar görülmüş en büyük incilerden birini çıkarır. Evine döner ve eşine gösterir. Bu inciyi satarak kazanacakları parayla bebeği tedavi ettireceklerini sonra onu okutup bu yaşamdan kurtulacaklarını planlarlar. O gün Kino’nun kardeşi ve karısı da evlerine gelirler ve tavsiyelerde bulunurlar.

Büyük incinin haberi tüm şehre ulaşmıştır. Doktorun ise inciye sahip olup Salinas gibi bir taşra kentinden kurtulup Paris’e gitmeyi planlamaktadır. Ertesi gün doktor uşağıyla tedavi için Kino’nun saz evine gelir. Bebek iki gündür iyi durumda olduğu için Kino doktoru reddeder. Doktor ise çocuğa bir ilaç içirir ve çocuğun ateşlenebileceğini söyler. Dediği gibi bebek ateşlenir ve doktor o esnada yeniden gelir ve çocuğun ateşini geçirir. Doktorun asıl amacı Kino’nun inciyi nereye sakladığını öğrenmektir. Gerçekten konuşurlarken Kino’nun gözü inciyi gömdüğü yere kaçar ve doktor incinin yerini öğrenir. Gece uyurlarken birinin geldiğini hisseder ve boğuşurlar. Boğuşma esnasında Kino adamı bıçakla öldürür. Hırsızlar ayrıca yangın çıkartmıştır ve bazı saz evler yanmıştır. Kino ve eşi kaçamaya karar verirler ama kayıklarının da delindiğini görürler. Kino’nun karısı ona devamlı bu incinin uğursuz olduğunu ve ondan kurtulmaları gerektiğini söylemektedir. Yürüyerek kaçmaya karar verirler.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Yürüyüş esnasında kayalık bir arazide mola verirler. Dinlenirlerken yoldan birilerinin geçtiğini farkederler. Sessizce dinlerler ve bunların peşlerine düşen kelle avcıları olduklarını anlarlar. Artık arazide daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Gece olunca bir kaya kovuğuna yerleşirler. Kelle avcıları ise elli metre ileride su başında yatmaktadır. Kino adamları öldürmek için harekete geçer. Yaklaştığı esnada bebeğin ağladığını duyar. Avcılar da duymuştur ve bunu bir kurdun sesi sanmışlardır. Zarar vermesin diye sesin geldiği yöne nişan alırlar ve ateş ederler.

Ertesi sabah köylüler Kino ve eşinin köye döndüklerini görürler. Yanlarında bebekleri yoktur. Kino’nun karısının elinde kanlı bir şal durmaktadır. Köylüler bebeğin öldüğünü anlarlar. Kino ve karısı deniz kıyısına giderler ve onlara devamlı uğursuzluk getirmiş olan bu inciyi denize,geldiği yere geri gönderirler.

KİTABIN ANA FİKRİ

Yoksul ve cahil insanlar yaşamın kendileri için hazırladığı yaşam çizgisinin dışına çıkamazlar.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE SAHIŞLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bebeğin akrep tarafından sokulması büyük talihsizliktir. Kino’nun çevresindekilerin inciyi ele geçirmek her türlü yola başvurmaları insanların para için herşeyi yapabileceği gerçeğini yansıtır.

ŞAHISLAR

Kino : Dürüst,fakir,devamlı ezilmiş ama umutlarını hala kaybetmemiş biridir. Ailesini düşkündür ve onlar için kendisini tehlikeye atmaktan kaçınmaz.

Kino’nun Eşi: Fedakar bir kadındır. Romanda kocası bir kez ona vurur. Ama bundan dolayı gücenmez. İncinin uğursuz olduğuna inamakta ve ondan kurtulmaları gerektiğine inanmaktadır.

Doktor : İnsanları küçümseyen, paraya düşkün ve para için her türlü kötülüğü yapmaya hazır olan biridir.